Öğretim Elemanlarına 657/94 Uygulanamaz: Devamsızlık Disiplin Soruşturmasıyla Değerlendirilmeli!

Yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanları için önemli bir emsal teşkil edecek Danıştay 8. Daire kararı, devamsızlık nedeniyle müstafi sayılma işlemlerine ilişkin hukuki süreçleri baştan aşağı değiştirecek nitelikte. Karar, öğretim elemanlarının devamsızlık durumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca müstafi sayılamayacağını, bu durumların 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini netleştirdi.

Olayın Arka Planı: Mecburi Hizmet ve Devamsızlık Krizi

Davanın temeli, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışında doktora eğitimini tamamlayıp mecburi hizmet yükümlülüğü nedeniyle bir teknik üniversitede öğretim görevlisi olarak göreve başlayan davacının durumuna dayanıyor. 2020 yılı Mayıs ayında izin bitiminden sonra göreve başlamaması üzerine, idare tarafından 41 adet devamsızlık tutanağı tutuldu. Üniversite yönetimi, bu durumu 657 sayılı Kanun'un 94. maddesine dayandırarak davacıyı müstafi (çekilmiş) sayma yoluna gitti.

Mahkeme Süreci: İlk Red, Sonunda Danıştay

İlk derece mahkemesi, devamsızlığın belgelerle sabit olduğu ve müstafi sayılma işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddederek bu kararı onadı. Ancak davacı, hakkını Danıştay'da aramaya devam etti ve kararı temyiz etti.

Danıştay 8. Daire'den Emsal Niteliğinde Karar

Danıştay 8. Daire, temyiz başvurusunu inceleyerek öğretim elemanlarının hukuki statüsünü ve uygulanacak mevzuatı ayrıntılı bir şekilde değerlendirdi. Kararda öne çıkan temel noktalar şunlar oldu:

  • Öğretim Elemanlarına Özel Rejim: Öğretim elemanlarının görev ve disiplin rejimi, 657 sayılı Kanun'dan farklı olarak, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu kapsamındadır.
  • 657/94 Uygulanamaz: Bu nedenle, öğretim elemanları hakkında 657 sayılı Kanun'un 94. maddesine dayanarak müstafi sayma işlemi uygulanamaz.
  • 7243 Sayılı Kanun ve Disiplin Hükümleri: 17 Nisan 2020'de yürürlüğe giren 7243 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliklerle, devamsızlık durumları açıkça disiplin cezası kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin 2019 tarihli kararıyla "657’ye ilave" ibaresinin kaldırılması da bu ayrımı pekiştirmiştir.

Kritik Dönüm Noktası: 7243 Sayılı Kanun ile Gelen Yenilikler

7243 sayılı Kanun ile devamsızlık durumları için 2547 sayılı Kanun'da net disiplin cezaları belirlenmiştir:

  • 3–9 gün devamsızlık: aylıktan/ücretten kesme cezası
  • Bir yılda toplam 20 gün devamsızlık: üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası

Bu düzenlemeler ışığında, davacının devamsızlığına ilişkin değerlendirmenin 657 sayılı Kanun'a göre değil, 2547 sayılı Kanun çerçevesinde ve bir disiplin soruşturması marifetiyle yapılması gerektiği vurgulandı.

Kararın Sonucu ve Uygulamadaki Önemi

Danıştay 8. Daire, temyiz istemini kabul ederek Bölge İdare Mahkemesi kararını bozdu ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye geri gönderdi.

Bu karar, yükseköğretim kurumları açısından büyük bir öneme sahip olup, devamsızlık işlemlerinde izlenmesi gereken hukuki yolu netleştirdi:

  • Üniversiteler, öğretim elemanlarına 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca müstafi işlemi uygulayamaz.
  • Devamsızlık durumlarında mutlaka 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca disiplin soruşturması açılmalıdır.
  • Bu süreçte savunma hakkı, usul güvenceleri ve delil değerlendirmesi gibi hukukun temel prensipleri esas alınmalıdır.

Danıştay'ın bu kararı, yükseköğretim sisteminde hukuk güvenliğini güçlendirirken, disiplin süreçlerinin standartlaşması açısından da emsal niteliği taşımaktadır. Öğretim elemanlarının hukuki statülerine uygun bir değerlendirme süreci izlenmesi, kurumların ve bireylerin haklarını güvence altına alacaktır.

Bunları da Beğenebilirsiniz

Sosyal Medyada Biz

E-Bülten Üyeliği

Köşe Yazarları