Yazılıda 95,4 Alan Adayın Sözlüde Elenmesi Hukuka Aykırı Bulundu
Kamu personel alım süreçlerinde yıllardır tartışma konusu olan sözlü sınavların denetlenebilirliği ve adil olup olmadığına dair yargının beklenen net tavrı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) tarafından emsal niteliğinde bir kararla ortaya konuldu. Yüksek yazılı sınav puanına rağmen sözlüde başarısız sayılan bir adayın hukuk mücadelesi, İDDK'nın sözlü sınavların objektif, şeffaf ve belgelenebilir olması gerektiği yönündeki kesin hükmüyle zaferle sonuçlandı. Bu karar, kamuya personel alımındaki keyfiliğe karşı önemli bir güvence niteliği taşıyor.
Olayın Arka Planı: Yazılıda Yüksek Başarı, Sözlüde Gizemli Hüsran
Dava konusu olay, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 2014 yılında duyurduğu 120 Gümrük ve Ticaret Uzman Yardımcısı alımı ilanıyla başladı. Binlerce adayın umutla beklediği bu süreçte, davacı aday KPSS P33 puan türünden elde ettiği dereceyle Gümrük birimi (60 kadro) için sınava girmeye hak kazandı. Heyecanla girilen 26 Nisan 2014 tarihli yazılı sınavdan tam 95,4 gibi oldukça yüksek bir puan alarak büyük bir başarı gösterdi. Ancak 14 Mayıs 2014 tarihinde yapılan sözlü sınavda kendisine verilen 62,80 puanla "başarısız" sayılarak uzman yardımcılığı hayali suya düştü. Yazılıdaki başarısı ile sözlüdeki değerlendirme arasındaki bu keskin fark, adayın sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin ve ilgili sınav yönetmeliği hükmünün iptali için yargı yoluna gitmesine neden oldu.
Danıştay 12. Dairesi: "Sözlü Sınav Hukuka Aykırı Yapıldı!"
Davayı ilk inceleyen merci olan Danıştay 12. Dairesi, davacının sözlü sınavdaki başarısızlığına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığına hükmetti. Daire, sözlü sınav sürecinin objektif, denetlenebilir ve belgelenebilir bir biçimde yürütülmediğini tespit ederek işlemi iptal etti. Mahkeme kararının temel gerekçeleri şu kritik noktalar üzerine inşa edildi:
- Hazırlıksız ve Belgesiz Süreç: Sözlü sınav öncesinde komisyon tarafından soruların önceden hazırlanmaması ve bunların tutanağa bağlanmaması.
- Kayda Geçirilmeyen Sorular: Adaylara yöneltilen soruların sınav esnasında kayda geçirilmemesi.
- Şeffaflıktan Uzak Notlandırma: Adayların verdiği cevaplara hangi komisyon üyesince hangi notun takdir edildiğinin tutanakta açıkça belirtilmemesi.
Daire, bu temel eksikliklerin, sözlü sınavın yargısal denetimini imkânsız hale getirdiğini ve dolayısıyla hukuka aykırı olduğunu kesin bir dille vurguladı.
Davalı İdareden "Takdir Yetkisi" Savunması Yetersiz Kaldı
Danıştay 12. Dairesi'nin bu iptal kararı üzerine davalı idare, kararın bozulması talebiyle temyiz yoluna gitti. İdare, savunmasında sözlü sınavın sadece adayın bilgi düzeyini ölçmekle sınırlı olmadığını, zira bu ölçümün yazılı sınavla zaten yapıldığını belirtti. Sözlü sınavın asıl amacının, mesleğin gerektirdiği nitelikler ışığında adayın mesleğe uygunluğunun değerlendirilmesi olduğunu ve bu konuda idarenin geniş bir "takdir yetkisi" bulunduğunu ileri sürdü. İdarenin bu yöndeki itirazı, sözlü sınavın usulüne uygun olarak oluşturulan kurul tarafından yapıldığı iddiasına dayanıyordu. Ancak bu savunma, Danıştay'ın aradığı şeffaflık ve denetlenebilirlik kıstaslarını karşılamaktan uzak kaldı.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK): Karar Onandı, Güvence Yükseltildi!
Temyiz sürecini büyük bir titizlikle inceleyen Danıştay'ın en üst karar organı olan İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK), 22 Ocak 2025 tarihli E:2024/1822, K:2025/88 sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz istemini reddetti. İDDK, Danıştay 12. Dairesi'nin sözlü sınavın iptaline ilişkin kararını oybirliğiyle onadı.
Kurul, kararında kamuya yapılan sözlü sınavların yargısal denetiminin sağlanabilmesi için mutlak suretle yerine getirilmesi gereken koşulları bir kez daha net bir şekilde ortaya koydu:
- Sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması,
- Adaylara sorulan soruların kayda geçirilmesi,
- Adayların verdiği cevaplara hangi komisyon üyesi tarafından hangi notun takdir edildiğinin tutanakta açıkça gösterilmesi.
Bu koşulların eksiksiz sağlanması, İDDK'ya göre, sözlü sınavların hukuka uygunluğunun ve şeffaflığının temelini oluşturuyor.
Kararın Önemi: Keyfiliğe Son, Güvenilir Kamu Alımı Dönemi!
Danıştay İDDK'nın bu tarihi kararı, kamu personel alım süreçlerinde süregelen sözlü sınavlara ilişkin şüpheleri giderme ve yargı güvencesini önemli ölçüde güçlendirme potansiyeli taşıyor. Bu karar, sözlü sınavlardaki keyfiliğe, gizliliğe ve objektiflikten uzak değerlendirmelere karşı yargının güçlü ve kesin duruşunu gösteren emsal niteliğinde bir içtihat olarak kamu hukuku literatürüne geçti.
Artık kamu kurumları, sözlü sınavları belgesiz, şeffaflıktan uzak ve yargısal denetimden kaçıracak şekilde yürütmeleri halinde, verdikleri düşük puanların iptaliyle karşılaşma riskiyle karşı karşıya kalacaklar. Bu karar, yüz binlerce kamu personeli adayı için adil ve objektif bir sınav süreci umudunu yeşertirken, idarelere de sınav süreçlerini en titiz, şeffaf ve denetlenebilir şekilde yürütme yükümlülüğünü kati bir dille hatırlatıyor. Böylece kamu hizmetine girişin, liyakat ve objektif ölçütlerle sağlanması yolunda devrim niteliğinde bir adım atılmış oldu.
Detaylı bilgi ve Danışmanlık için bize ulaşın: bilgi@memurhukuk.com