Mahkûmiyet Olmadan Uzman Erbaşın Sözleşmesi Feshedilemez
Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan sözleşmeli personelin hukuki güvencelerini yakından ilgilendiren çok önemli bir gelişme yaşandı. Danıştay 12. Dairesi, uzman erbaşların sözleşmelerinin feshi konusunda emsal teşkil edecek bir ilke karara imza attı. Yüksek Mahkeme, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan uzman erbaşın yalnızca isnada dayanılarak sözleşmesinin feshedilemeyeceğine hükmetti. (Danıştay 12. Dairesi, E.2020/1486, K.2024/803 sayılı ve 22.02.2024 tarihli karar) Bu karar, masumiyet karinesinin ve hukuki güvenlik ilkelerinin askeri alanda da titizlikle uygulanması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Peki, Karara Konu Olayın Geçmişi Neydi?
Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı’nda sözleşmeli topçu uzman çavuş olarak görev yapan bir personelin sözleşmesi, 2016 yılında, hakkında "basit cinsel saldırı" suçlamasıyla açılan bir dava gerekçe gösterilerek feshedildi. Ancak, davanın görüldüğü Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesi, üç yıl süren yargılama sonunda, 2019 yılında sanığın üzerine atılı suçun işlendiğine dair kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.
Bu beraat kararına rağmen, ilk derece idare mahkemesi ve Konya Bölge İdare Mahkemesi, söz konusu isnadın TSK'nın itibarını zedeleyebileceği gerekçesiyle sözleşme feshi işlemini hukuka uygun bulmuştu. İşte tam da bu noktada devreye giren Danıştay, sürece farklı bir ışık tuttu.
Danıştay 12. Dairesi Neden "Hukuka Aykırı" Dedi?
Danıştay 12. Dairesi, 22 Şubat 2024 tarihli kararında, sözleşmenin feshi için isnatların değil, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının esas alınması gerektiğini vurguladı. Yüksek Mahkeme'nin gerekçeleri şu şekilde özetlenebilir:
- Kanun ve Yönetmelik Açık: 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve Uzman Erbaş Yönetmeliği'ne göre, bir uzman erbaşın sözleşmesinin feshedilmesi için isnat değil, mahkûmiyet kararı şarttır.
- Mahkûmiyet Kararı Yok: İşlemin tesis edildiği tarihte davacı hakkında verilmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı gibi, davacı daha sonra suçlamalardan beraat etmiştir.
- Sebep Unsuru Yok Sayılır: Bu durum, sözleşme feshi işleminin "sebep unsuru"nu hukuken ortadan kaldırmakta ve işlemi hukuka aykırı hale getirmektedir.
Bu gerekçelerle Danıştay, Konya Bölge İdare Mahkemesi'nin kararını bozarak, dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye iade etti.
Bu Kararın Önemi ve Etkileri Nelerdir?
Danıştay'ın bu kararı, sadece ilgili uzman erbaş için değil, tüm uzman erbaşlar ve TSK bünyesinde görev yapan diğer sözleşmeli personel açısından tarihi bir dönüm noktası niteliğinde.
- Hukuki Güvence Sağlıyor: Artık, yalnızca iddia veya isnat edilen fiiller gerekçe gösterilerek sözleşme feshi yapılamayacağı, mahkûmiyet hükmü olmaksızın alınan fesih kararlarının hukuka aykırı sayılacağı açıkça ortaya konuldu.
- Masumiyet Karinesi Vurgusu: Karar, Anayasa'da güvence altına alınan masumiyet karinesi ve hukuki güvenlik ilkelerinin, askeri disiplin hukukunda da yargı kararlarının ışığında titizlikle gözetilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyor.
- Keyfi İşlemleri Engelliyor: Bu karar, personelin kariyerini ve hayatını derinden etkileyebilecek keyfi fesih işlemlerinin önüne geçerek, personel hakkında şüpheye yer bırakmayacak kesin delillerle mahkûmiyet kararı olması gerekliliğini ortaya koyuyor.
Kısacası, Danıştay'ın bu kararı, askeri personelin hak arama mücadelesinde önemli bir kazanım niteliği taşıyor ve hukukun üstünlüğü ilkesinin her alanda geçerliliğini bir kez daha kanıtlıyor.
Detaylı bilgi ve Danışmanlık için bize ulaşın: bilgi@memurhukuk.com